Menü Kapat

Dahi Yönetmen Stanley Kubrick’in Favori 10 Filmi

2001’den The Shining’e, A Clockwork Orange’tan Eyes Wide Shut’a kadar Kubrick’in yaptığı tüm filmler birbirinden eşsiz bence hepsi birer şaheser. Kendisinin en sevdiğim filmi 2001: A Space Odyssey’dir. 2001 öyle bir film ki insanın ufkunu açıyor. Bu diğer filmler içinde geçerli. Kubrick kendi döneminde fazla değeri bilinmemişti, dahiler her zaman deli damgası mı yer? Emin değilim. 



Bu yazıdaki konumuz Stanley Kubrick’in filmleri, dahi yönetmenin en sevdiği filmleri. Kubrick, 1963 yılında Cinema dergisine verdiği röportajda favori filmlerini sinemaseverle paylaşmıştı. Sonraki yıllarda ise “Her filmini izlemeliyim dediğiniz çok az yönetmen vardır. Ben listenin başına Fellini’yi ve daha ileri seviye olarak Traffaut’yu koyarım” diye konuşmuştu.

İşte Stanley Kubrick’in favori 10 filmi:



I VITELLONI (Federico Fellini, 1953) 

Fellini‘nin doğduğu kasaba Rimini‘de geçen I Vitelloni aylak bir şekilde günlerini geçiren beş dostun hikayesini anlatıyor. Birlikteyken bu kasabadan kurtulup düzgün bir hayat kurmanın hayallerini kuran bu beş genç, bu hayallerini gerçekleştiremeyecek kadar tembel ve rahatlarına düşkün. Gitmek onlar için bir amaçtan ziyade, büyük bir hayal olarak kalıyor. Biri hariç…

 

 

2. WILD STRAWBERRIES (Ingmar Bergman, 1958) 

Soğuklukla geçen bir yaşamdan sonra yaşlı profesör, varlığının boşluğuyla yüzleşmeye zorlanıyor. Film, Bergman‘ın aklına Stockholm‘dan Dalarna‘ya yaptığı seyahat sırasında Uppsala‘da durması sırasında geliyor. Kendi çocukluğunun da geçtiği büyükannesinin evine gelen yönetmen bir anda “Şimdi kapıyı açsam ve her şey tam çocukluğumdaki gibi olsa nasıl olurdu?”  diye düşünmeye başlamasıyla filmin ilk tohumları atılmış oluyor. Ayrıca Ölmeden Evvel İzlenmesi Gereken 1001 Film arasında. 



3. CITIZEN KANE (Orson Welles, 1941)

Büyük medya patronu Kane‘nin ölümünün ardından bir gazeteci Kane’nin son sözü ‘Rosebuld‘un anlamını bulmaya çalışıyor. Bu arayış sırasında dışarıdan acımasız ve soğuk görünen Kane’in dramatik hayat hikayesine tanık oluyoruz. Film 1942 yılında “Orijinal Senaryo” dalında Oscar kazandı. Ayrıca sekiz dalda da Oscar’a aday gösterildi.

 

 

4. THE TREASURE OF THE SIERRA MADRE (John Huston, 1948)

Elde avuçta ne varsa tüketmiş iki Amerikan Fred Dobbs ve Bob Curtin, Meksika’nın dağlarında altın olduğunu duyar.  Bunun üzerine işinden iyi anlayan bir maden arayıcısını da ekibe katıp, Meksika dağlarının zor koşullarında altın aramaya başlarlar.

Filmin yönetmeni John Huston‘ın babası Walter Huston, filmde gösterdiği performansla “En İyi Yardımcı OyuncuOscar‘ını alırken, oğlu John HustonEn İyi Yönetmen” Oscar’ını kazandı. Ayrıca 1990 yılında filmin ABD Ulusal Film Arşivi‘nde muhafaza edilmesine karar verildi.

 

 

5. CITY LIGHTS (Charlie Chaplin, 1931)

İyi kalpli ve duygusal bir aylak, dengesiz davranan, içkici ve varlıklı bir adamın yardımı sayesinde aşık olduğu, gözleri görmeyen çiçekçi kıza yardım eder, hapse girmek uğruna… Yıllar sonra çiçekçi kız ve hapisten yeni çıkmış aylak yine karşılaşır.

Chaplin‘in en sevdiği filmi olan City Lights, ünlü Amerikan yönetmen Orson Welles ve Rus yönetmen Andrei Tarkovsky‘nin de en sevdikleri filmlerden biri. Kemal Sunal‘ın başrolünü oynadığı En Büyük Şaban filmi de City Lights’ın uyarlaması.



6. HENRY V (Laurence Olivier, 1944)

1945 yılında, Yüzyıl Savaşları‘nın ortasında, İngiltere‘nin genç kralı Beşinci Henry, Fransa‘yı işgale başlıyor. “En İyi Film” de olmak üzere dört dalda Oscar‘a aday gösterilen film bir Sheakspeare oyunu uyarlaması.

 

 

7. LA NOTTE (Michelangelo Antonioni, 1961)

Film sadakatsiz, evli bir çiftin giderek kötüleşen ilişkisinin bir gününe tanık oluyor. Ölmeden Evvel İzlenmesi Gereken 1001 film arasında olan La Notte, ayrıca 1961 yılında Golden Bear kazandı.



8. THE BANK DICK (W.C. Fields, 1940)

2006 yılında tüm zamanların en iyi 50 komedisi arasına da giren The Bank Dick, bir Edward Cline klasiği.

 

 

9. ROXIE HART (William Wellman, 1942)

Dans kariyeri için halkın dikkatini çekmek isteyen Roxie Hart, kadınların asılmadığı Cook Ülkesi‘nde cinayet itirafında bulunur. Acaba her şey Roxie’nin planladığı gibi mi gidecektir?

 

 

10. HELL’S ANGELS (Howard Hughes, 1930)

Çok farklı kişiliklere sahip Monte ve Ray kardeşler, Birinci Dünya Savaşı sırasında Kraliyet Hava Kuvvetleri‘ne katılmak için Oxford‘dan ayrılır. Monte kardeşinin kız arkadaşı Helen‘e bile göz koyabilecek bir kadın avcısıdır.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir